- Combogia-Cinnomon Bark(Tarçın Ekstresi)
- Chicory Herb
- Evening Primrose oil
- Eucalyptus(Okuloptüs)
- Cassia Fıstula(Sinameki)
- Plantain
- Sacret Lotus
- Alpinia Galanga(Havlıcan)
Vücuda kuvvet verir , antiseptik, midevi, gaz söktürücü, sindirimi düzenleyici, solunum yollarını açıcı ve toksin atıcı etkileri

bilinmektedir. Kaynatılan suyu bir miktar içilirse mide ağrılarına, romatizma ve kulunca iyi gelir. Bel gevşekliği, çocukların yatağı kirletmesi gibi hastalıkları önler.
Balgam söktürür, vücuda kuvvet verir, antiseptik, midevi, gaz söktürücü, sindirimi
düzenleyici, solunum yollarını açıcı ve toksin atıcı etkileri bulunur.
Rizomları zencefil gibi baharat olarak da kullanılır. Tıbbi faydasının çok olduğu
bilinmektedir.Kaynatılan suyu bir miktar içilirse mide ağrılarına, romatizma ve kulunca iyi
gelir. Bel gevşekliği, çocukların yatağı kirletmesi gibi hastalıkları önler. Balgam söktürür,
tükürük ifrazatını arttırır. Ağız kokusunu giderir. Mafsal ağrılarına ve mide ekşimesine iyi gelir. Bu bitki Memleketimizde bu bitkiye yanlış olarak Havlıcan denmektedir. Botanik bakımından asıl Havlıcan Alpinia officinarum (Galanga) denen bitkidir. Bu bitki Çin, Cava ve Hindistan’da bulunur. Memleketimize de buralardan gelmektedir. Bu kökün terkibinde Anchusin (veya Alkanin) denilen bir boya vardır. Bu boya muhtelif sabitleyicilerle değişik renklerde kök
Çok miktarda Hidroksi Sitrik Asit (HCA) içerdiği ve nişastalı gıdaları yağ yerine glikojene dönüştürdüğü görülmüştür.

Yağ üretimini yavaşlatan doğal bir iştah kesicidir. Karaciğer ve kasların, glikojen depola
ma becerisini artırarak, yağ üretimini ve iştahı azaltır. Çünkü HCA, alınan karbonhidratları
glikozun depolanmış şekli olan glikojen üretiminin artırılmasına ve depolanmasına yönlendirerek iştah arzusunu etkilemektedir. Glikojenlerin depolanmasının bir sonucu olarak da, vücudun enerji seviyesini artırdığı gözlemlenmiştir.
Yeterli beslenme ve HCA kullanımı, açlık hissinin bastırılmasını sağlar. Bu Bitki
Memleketimizde YetişmezGarcinia Hindistan'da yetişen portakal ve kabak arasında bir
şekli olan, Hindistan'da, Malezya'da veya Tayland'da yemek pişirmede kullanılan bir bitki
olarak kullanılmaktaysa da lokman hekimler çok uzun senelerdir Garcinia Cambogia'yı
oburluğun tedavisinde kullanmışlardır.
Garcinia Cambogia'nın çok miktarda Hidroksi Sitrik Asit içerdiği ve nişastalı gıdaları yağ yerine glikojene dönüştürdüğü görülmüştür. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve tasların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.
(Hind hıyarı / Hiyarşember / Casse / Cassia fistula) Baklagillerden, "Leguminoseae" denilen bir ağacın meyveleridir.

Doğu Hine, antim ve Brezilya'da yetişir. Meyvesi silindirik ve siyahtır. Terkibinde, seker,
pektin, zamk, tanen ve esans vardır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı önler Garcinia Hindis-
tan'da yetişen portakal ve kabak arasında bir şekli olan, Hindistan'da, Malezya'da veya
Tayland'da yemek pişirmede kullanılan bir bitki olarak kullanılmaktaysa da lokman hek-
imler çok uzun senelerdir Garcinia Cambogia'yı oburluğun tedavisinde kullanmışlardır.
Garcinia Cambogia'nın çok miktarda Hidroksi Sitrik Asit içerdiği ve nişastalı gıdaları yağ
yerine glikojene dönüştürdüğü görülmüştür. Garcinia'nın gıda olarak alınmasının hiçbir
yan etkisinin olmadığı gibi, uyarıcı olmadığından da kilo kontrolünü merkezi sinir sistem-
im uyararak yapmaz. Bu nedenle uykusuzluk ve sinirlilik gibi yan etkileri de yoktur.
Yapılan klinik testlerde Garcinia Cambogia kullanımı ile kısa sürede %5,4 kilo kaybı ve
Bunun yanı sıra yağ oksidasyonunu arttırır, kandaki lipid seviyesini geliştirir, kilo vermeye yardımcı olur.
Hazmı kolaylaştırmaya ve mide tembelliğini gidermeye yardımcıdır. Antioksidan özelliği kan yağlarının oksitlenmesini

önlemeye yardımcı olur Şeker metabolizmasını desteklemeye yardımcı olur. Tarçının
tarihi: Aromatik kokulu tarçın kabuğuna ait bilgilere eski Mezopotamya, eski Roma, eski
Hint, eski Çin, eski Yunan ve Latin yazıtlarında sıklıkla rastlanmaktadır.
Bu belgelerde rastlanan tarçın türünün Çin Tarçını (Cortex Cinnamomi cassiae) olduğu
ve daha kalın kabuklu, daha az aromatik olan bir tür olduğu düşünülmektedir. Bu kabuk-
lar muhtemelen Çin'de bulunmuştur ki Çin Tarçını M.Ö. 2700'den beri bilinmektedir.
13. yüzyıla kadar Seylan'da tarçın yetiştiğine dair bir bulguya rastlanmamıştır. Seylan'da
tarçın kültürü yapılması Hollandalıların 1770'teki Seylan'ı işgalinde başlamıştır
Hicory kökünden elde edilen doğal prebiyotik inülin, kalın bağırsakta sınırlı sayıda yararlı bakterinin (bifidobacteria)

aktivitesini uyararak taşıyıcıyı olumlu yönde etkileyen bir besin içeriğidir. İnülin bağırsak-
larda istenen floranın devamlılığını sağlar. Toksinierin eliminasyonunu artırır, güçlü bir
antioksidandır.
Hindiba bitkisi Yaprakları salata olarak sevilip yenilen Hindiba'yı veren bitkisi, Bileşik-
giller'dendir. Çeşitli kaynaklarda bitkinin anayurdunun Hindistan, Endonezya ya da Mısır
olduğu belirtilmektedir. Ülkemizde yakın yıllara kadar yabanilerinden yararlanılırken son
zamanlarda kültüre alınmış ve daha iyi nitelikli hindibalar yetiştirilmeye başlamıştır.
Hindiba, 50-100 cm. kadar boylanabilen iki-yıllık otsu bitkidir Birinci yılında, toprak
üzerinde rozet şeklinde yayılan açık yeşil renkli yaprakları; ikinci yılında, bu rozetin orta
yerinden uzayan çiçek saplarının üzerinde açan çiçekleri görülür. Açık mavi renkli çiçekleri, pek ilginç şekilde sabah
erken saatlerde açar ve açışından tam beş saat sonra kapanır. Biyolojik yönden erselik olan bu çiçekler, kendi kendini
döller ve içinde tek tohumu bulunan meyvesini oluşturur. Bitkinin çok sağlam bir kazık kökü ile toprak yüzeyine yakın
saçak kökleri vardır.
Yabani hindiba (C. intybus) da yukarıda sayılan benzeri özellikleri taşır. Hindibaların, birinci yılında oluşturduğu rozet
şeklindeki körpe yaprakları topraktan sökülür, kökleri kesilip atılarak ve bozulmuş yaprakları çıkarılarak salatası yapılır.
BESİN DEĞERLERİ 100 gr. taze hindibanın içerdiği besin değerleri şunlardır: 20 kalori; 1,7 gr. protein; 4,1 gr.
karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0.9 gr. lif: 54 mgr. fosfor; 81 mgr. kalsiyum; 1.7 mgr. demir; 14 mgr. sodyum;
294 mgr. potasyum: 10 mgr. magnezyum; 3.300 IU A vitamini; 0,17 mgr. B l vitamini; 0,14 mgr. B2 vitamini; 0,5 mgr.
B3 vitamini: 0,02 mgr. B6 vitamini; 63.7 mcgr. folik asit: 10 mgr. C vitamini ve 2 mgr. E vitamini.
Yenilebilen yabanilerine yol, bahçe ve tarla kenarlarında, otların arasında bile rastlanan hindibanın yukarıda gösterilen
ve dikkati çekecek kadar yüksek besin değerleri vardır.
Bunun yanı sıra; o Hindiba, içerdiği yüksek orandaki demir vb. maddelerle kansızlığı önler, yüksek oranlı lifiyle pekliğe
iyi gelir: Bu etkilerinden yararlanmak için hindibanın, diyete katılıp bolca yenilmesi öğütlenmektedir. o Hindiba, bedeni
güçlendirici bir toniktir. İştahı açar.
İdrar söktürücüdür, kam temizler, müşkil etkisi de vardır: Bu etkilerinden yararlanılmak üzere hindibanın kazık kökü
sonbaharda topraktan sökülür, temizlenip gölgede kurutulur. Kuru kök parçalarından 2-3 tatlı kaşığı alınıp bir bardak
suda kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateş kısılarak 15-20 dakika daha ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen
dekoksiyondan günde iki-üç bardak içilir.
o Hindiba, bedende oluşan yangıları hafifletir: Bunun için bitkinin toprak üstü yeşil bölümleri toplanır, ezilerek yara
lapası hazırlanır ve dıştan yangılı yerlere uygulanır.
Oturduğumuz büyük kentte hemşerilerimizin, en fazla trafiği taşıyan caddelerden birinin refüjündeki çimlerin arasında
kendiliğinden yetişen yabani hindibaları bilinçsizce söküp salata yapmak üzere evlerine götürüşlerine rastlıyoruz.
Böyle bitkilerin yoğun egzoz gazı nedeniyle yenilemez nitelik taşıdıklarını kendilerine anımsattığımızda, kimi kişilerin
bitkileri oraya bırakıp hemen çekildiklerine, kimi kişilerin de hiçbir şey duymamış gibi yabani hindibaları toplamayı
sürdürdüklerine tanık oluyoruz. Sağlığımız için yararlı bu tür bitkileri her zaman, trafikten uzak sakin kırsal alanlarda
toplamak doğru olacaktır. Anımsatırız...
Hindiba bitkisi, tohumlarıyla çoğaltılır. Üretim iki evrede gerçekleştirilir: Birinci evrede soğuk yastıklara tohumlar,
sonbaharda hasat edilecekler için temmuz-ağustos aylarında; kışı ılık geçen yerlerde aralık-ocak aylarında, sırada
aralıkları 15-25 cm. bırakılarak ekilirler.
İklim ve toprak isteği, sulama ve gübreleme: Marulda olduğu gibidir.
Toprak işleme: Hindiba bitkisinin yetiştirildiği topraktaki yabani otlar ayıklanmalı, yetiştirme döneminde toprak birkaç
kez çapalanıp kabartılmalıdır. Bazı yetiştiriciler daha iyi nitelikli ve oldukça toplu hindiba başları üretmek için yaprak
uçlarına yakın yerden bitkiyi hafifçe bağlar. Hasattan 2-3 hafta önce yapılan bu işlem daha gevrek ve hoşa giden
renkte hindiba yapraklarının elde edilmesini sağlamaktadır.
Bağırsaklardan su emilimini engelleyerek sindirimi kolaylaştırır. Sinirleri gevşetici özelliği ile kilo kontrolü dönemin de

sakinleşmeye yardımcı olur. Sinameki Bitkisi: Sıcak bölgelerde yetişen sarıçiçekli, bir
metreye kadar boylanabilen, çalı şeklinde bir bitkidir. Sinamekinin Faydaları: Bağırsaklar-
dan su emilimini engelleyerek sulu ve yumuşak dışkılamayı sağlayan, çok etkili bir
müshil olan sinameki idrar söktürür ve kabızlığı giderir. Bağırsak kurtlarını düşürmeye
yardımcı olur.
Damarları açar.Sinirleri gevşetici özelliği ile sakinleştirir ve ağrıları hafifletir. Sinameki
Nasıl Kullanılır? Yaprakları kaynatılıp çay gibi içilir. Sinameki çayı kabızlıkta kullanılır.
Sirke ile kaynatılıp saç derisine sürülürse dökülmesini önler. Bu karışım egzama ve
yaralara karşı da faydalıdır.
Enerji verici özelliği bulunmaktadır. Ayrıca doku yenilenmesine yardımcı olarak yaşlanma sürecini yavaşlatır. Tüm

sistem için genel bir temizleyici vazifesi görür. Özellikleri: Nülüfer yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi ve pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. Mi zacı soğuk ve rutubetlidir. Nilüfer Çiçeği İkiçenekli bitkilerin çok meyveyapraklılar grubu olan nilüfergiller ailesi su bitkisidir. Bu ailede yaprak sapları uzun, kök sapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur.
Yaprak ayası tam kenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtaki tek
olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur. Çiçek yapısında, dışta birkaç çanak yap-
rağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçimine dönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erk-
ekorganlar ve yumurtalıklar bulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsin-
den nilüferler arasında, Batı Avrupa’ ya özgü tek tür olan beyaz nilüfer yada aksu gülü
(Nymphaea alba) ile mavi nilüfer Mısırlıların Mısır lotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferi bulunur.
Tüm Avrupa’ da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum) Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbo nucifera) beyaz taçyaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerden biridir. Bununla birlikte, boyu 30 sm’ ye ulaşan bu çiçek, ailenin en büyük bitkisi değildir. Gerçektende Victoria’ nın yapraklarının boyu 1 m’ yi aşar.
Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde, onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir. Simgesel bitkiler olan
nilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin ve özellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir ve besleyici özelliği nedeniyle Mısır’ da hala besin olarak tüketilmektedir. Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibi kullanılmaktadır. Kökleri nişasta bakımından zengin olamayan beyaz nilüfer ancak önemli kıtlık durumlarında işe yara.
Uzun süre sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılmış, daha sonralarıysa bir uyarıcı olarak değerlendirilmiştir. Günümüzdeyse hiçbir özel etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır
Nişastaca çok zengindir, kemik gelişimini sağlar, sinir zafiyeti ve yorgunluğu giderir. Vücudun ihtiyacı olan enerjiyi

Muzun Faydaları: Muz özellikle mideye çok faydalıdır. Mideyi güçlendirir ve korur. Ülser ve
gastrit rahatsızlığı olanlara çok iyi gelir. Kabızlığı giderir. Böbrek iltihabı ve bağırsak hastalıklarında yararlıdır.
Kandaki kolesterol oranını düşüren muz, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
Stresi azaltır ve tansiyonu düşürür. Adet sancılarını azaltır. Vücudun ve beynin yorgunluğunu giderir. Enerji verir. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Kemik gelişimini
destekler. Krampları engeller. Öksürüğe ve göğüs ağrılarına iyi gelir. Muz Nasıl Kullanılır? Muz taze olarak yenmesinin yanında, yüz ve cilt bakımında da sıklıkla kullanılır. Cildi besler ve temizler. Muz, limon suyu ile merhem haline getirilip egzama üzerine sürülürse faydası görülür. Tam olgunlaşmamış olan muzun hazmı biraz zor oluğundan muzu olgun olarak yemek gerekir.
Çeşidine göre normal iriliğine ulaşmış hindibalar, elle ya da çapayla sökülür, kökü kesilerek ve sararmış yaprakları

Gamma Linoleik Asidin (GLA-Omega 6 yağ asiti) en zengin doğal kaynaklarından biridir. Tüm vücut sağlığına destek

Bitki ve kökü eskiden beri kullanılagelmiştir. Bununla beraber tohumundan elde edilen ve
Gamma-Linolenik Asit (GLA) içeren yağının kullanımı yenidir. Çuha Çiçeği Yağı
(Evening Primrose Oil), tohumlarının preslenmesi sonucu elde edilmiş tamamen doğal bir üründür.
% 9.5 oranında Gamma -Linolenik Asit (GLA), % 72 oranında omega-6 (Linoleik Asit), %8
oranında omega-9 (Oleik Asit), potasyum ve magnezyum içerir. GLA önemli yağ asitlerinden biridir. GLA sağlık için gereklidir çünkü vücuttaki bütün organları kontrol eden ve hormonlara benzer etki gösteren bileşiklerin (Prostoglandin-PGS) üretiminde kullanılır. Bu bileşikler özellikle kalp, dolaşım, deri ve savunma sisteminde etkilidir. Ek olarak, GLA hücre zarının (cell membrane) önemli bir bileşenidir. Bazı yiyecekler, temel yağ asitleri metabolizmasıyla ilgili enzimleri engeller. Aşağıda belirtilen durumlarda veya hastalıklarda da delta-6-desaturaz denen enzimin etkisi azalmaktadır.
Bu enzim (delta-6-desaturaz), beslenme yoluyla alınan linoleik asidin (LA), gamma-linolenik aside (GLA) dönüşmesini
sağlayan önemli bir enzimdir. Doymuş yağlardan zengin diyet (Aşırı hayvansal yağ kullanımı) Kolesterolden zengin diyet
(Aşırı proteinli yiyecek tüketimi) Aşırı alkol alımı Çinko eksikliği Stres, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları (Stres hormonu
Cortisol düzeyini artırır.) Viral enfeksiyonlar (Bulaşıcı hastalıklar) Radyasyon Kanser Yaşlılık Şeker hastalığı MS hastalığı
GLA vücutta bir dizi reaksiyonla Prostaglandin 'e (PGE1) dönüştürülür. Prostaglandin' ler hücre fonksiyonlarının düzenlenmesinde hayati öneme haizdir. Hormonlara benzerler fakat etkileri daha bölgesel ve ömürleri daha kısadır.
Yukarıdaki durumlarda dışardan (beslenme yoluyla) GLA alınması hem vücudun GLA gereksinimini karşılar hem de eğervarsa besin alerjisi belirtilerini de azaltabilir. Çuha Çiçeği Yağı 'nın Faydaları ve Kullanım Alanları: Bağışıklık sistemini 7güçlendirir.
Bayanların özel günlerindeki baş ve karın ağrılarının (PMS ağrıları ve mensturel kramplar) giderilmesine yardım eder.
Hanımlardaki adet düzensizliklerinin giderilmesinde faydalı olabilir. Menopoz semptomlarını azaltıcı etkisi vardır. Egzema ve sedef hastalarının ciltlerini sağlıklı bir görünüme kavuşturmaya yardımcı olabilir. (Günde:3x2 softgel) Çinko (mineral) ile birlikte alındığında ergenlik sivilcelerini (Akne) iyileştirebilir. Aşırı alkol ve sigara kullanımı sonucu oluşan toksik (zehirli) etkileri azaltır.
(Anti-oksidant etki) Yaşlılık etkilerinin geciktirilmesine faydalıdır. (Anti-aging etki) Romatizma ve mafsal (eklem) iltihabı
ağrılarının azaltılmasına yardımcı olabilir. Kireçlenme sonucu meydana gelen bel, sırt, diz, omuz ve boyun ağrılarına karşı faydalı olabilir. Yorgunluğu azaltmak ve çalışma isteğinizi artırmak için yararlıdır. Güçsüz ve kırılgan tırnakları güçlendirir. MS (Multiple Sclerosis) hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya faydalıdır
Kilo kontrolü sağlanırken vücudun bağışıklık sistemini destekler. Okaliptüs, birçok türü bulunan geniş bir ağaç

(nadiren çalı) cinsi Türleri Avustralya'nın ağaç florasında egemendir. Çoğu Avustralya'ya
özgü olan, 700'den fazla türü mevcuttur; bazı türler de Yeni Gine ve Endonezya'da bulunur.
Kıtanın neredeyse tüm bölümlerinde bulunan okaliptüs, Avustralya'daki her türlü iklim
koşuluna adapte olmuştur. Okaliptüs dünyanın en uzun boylu ağaçlarından olup 100
metrenin üzerinde boya sahip bireyleri olduğu bilinmektedir.
Uzun ve iri gövdeleri sayesinde diğer ağaç türlerinden farklı olarak yetişkin bir okaliptüs
ağacı bünyesinde 200 ila 1000 litre su bulundurabilir.Bu özelliğinden dolayıda bazı
bataklık alanlara dikilerek o bataklık kurutulabilir ve ülkemizdede hayli örneği vardır ve
başarılı bir yöntemdir.
Günde 1 kapsül kahvaltıdan önce 1 bardak su ile alınır gun içerisinde daha fazla alınmamalıdır.






